Tüm Alışverişlerinizde Kargo Bedava.
Sepetiniz Boş
Görünüşe göre henüz seçim yapmamışsınAlışverişe Başla
ürün bulundu.
Altın ve Dolara yön veren güncel finans haberlerini kaçırma...
Kuruluştan yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:
Dünyanın lider gıda işleme ve paketleme çözümleri şirketi Tetra Pak, Birleşmiş Milletler'in 22 Mayıs Uluslararası Biyoçeşitlilik Günü öncesinde, “Doğa Yaklaşımı” projesinin lansmanını yaptı. Proje, doğa tahribatını durdurma ve telafi etmenin yanı sıra su güvenliğini geliştirmeye yönelik kapsamlı bir çerçeve sunuyor.
Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetlerine İlişkin Hükümetler Arası Platform (IPBES) tarafından hazırlanan rapora göre doğa, büyük ölçüde insani faaliyetler nedeniyle insanlık tarihinde daha önce görülmemiş şekilde bozulmaya uğruyor. Küresel gıda sistemleri; küresel ekonomileri, geçim kaynaklarını ve gıda güvenliğini tehdit eden çok boyutlu etkileriyle doğa kaybının ana etmenleri arasında gösteriliyor.
Tetra Pak’ın lansmanını yaptığı “Doğa Yaklaşımı” projesi, biyoçeşitlilik kayıplarını durdurmak ve doğayı dünyadaki canlıların iyiliği için onaracak sürece kavuşturmak üzere harekete geçme çağrısında bulunan Biyoçeşitlilik Planı'ndaki ana başlıklar da dahil küresel hedeflerle paralellik gösteriyor.
Doğaya ilişkin etki ve bağların kapsamlı değerlendirmesini temel alan Tetra Pak'ın yeni "Doğa Yaklaşımı", şirketin değer zincirinin doğa üzerindeki etkilerini yönetmeyi ve ekosistemlerin restorasyonunu desteklemeyi amaçlıyor. Ayrıca yerel su kaynakları üzerindeki olumsuz etkileri azaltarak ve risk altındaki havzalarda karşılaşılan su sorunlarını ele alarak küresel su direncine katkıda bulunmayı hedefliyor. Tüm bu faktörler; iş birimlerinin, tedarikçilerinin ve müşterilerinin faaliyet gösterdiği coğrafyalarda, Tetra Pak'ın doğa için eylemlerini daha da hızlandırabileceği güçlü bir temel oluşturuyor.
Değer zinciri genelinde 25 hedef belirlendi
Tetra Pak'ın doğa tahribatını durdurma ve telafi etmeye yönelik katkısını ortaya koyan kapsamlı çerçevenin bir parçası olarak, değer zinciri genelinde 25 hedef belirlendi. Hedefler arasında aşağıdaki maddeler yer alıyor:
• 2025 yılına kadar, Tetra Pak'ın en kritik arazi ayak izine sahip ham maddelerinin yüzde 100'ü sertifikalı veya kontrollü kaynaklardan gelecek.
• 2025 yılına kadar, Tetra Pak'ın yüksek su etkisine sahip tedarikçilerinin yüzde 100'ü su kullanımı ve kalitesi hakkında rapor verecek.
• Tetra Pak üretim tesislerinden çöp sahasına giden atık miktarı 2030'a kadar sıfıra indirilecek.
• 2030'a kadar üstün performanslı işleme hatlarında su kullanımı 2019'a kıyasla yüzde 50 azaltılacak.
“Birlikte doğanın gelecek nesiller için korunmasına ve onarılmasına yardımcı olabiliriz”
Tetra Pak İklim ve Biyoçeşitlilik Başkan Yardımcısı Gilles Tisserand, konuyla ilgili şu yorumu yaptı: "Dünya gayrisafi yurt içi hasılasının yarısından fazlasının doğa ile ilişkili olduğu düşünüldüğünde, karşılaştığımız tehlike daha büyük olamazdı. 'Doğaya Yaklaşım'ımız yalnızca çevre yönetimine olan bağlılığımızı yansıtmakla kalmıyor, aynı zamanda 2023 CDP Ormanlar A Listesi'ne üst üste sekizinci kez dahil edilmemiz ve ilk raporlama yılımızda Su Güvenliği alanında A- elde etmemizle pekiştirilen bu alandaki uzun süredir devam eden faaliyetlerimizi de temel alıyor. Diğer şirketler de bu yolculukta bize katıldıkça, birlikte doğanın gelecek nesiller için korunmasına ve onarılmasına yardımcı olabiliriz."
“Çevre yönetimine olan taahhüdümüzü ilerletmeyi amaçlıyoruz”
Tetra Pak Türkiye Sürdürülebilirlik Direktörü Volkan Aydeniz ise “22 Mayıs Birleşmiş Milletler Uluslararası Biyoçeşitlilik Günü öncesinde, 'Doğaya Yaklaşım' çerçevemizi İsviçre'nin Lozan kentinde duyurduk. Bu kapsamlı strateji, küresel biyolojik çeşitlilik hedefleriyle uyumlu hale getirilerek doğa kaybını tersine çevirmeyi ve su güvenliğini artırmayı amaçlıyor. Çevresel etkimizi azaltmak için değer zincirimizde 25 spesifik hedef belirledik. Bunlar arasında 2025 yılına kadar tüm önemli ham maddelerimizin sertifikalı veya kontrollü kaynaklardan gelmesi ve yüksek su etkisine sahip tedarikçilerin su kullanımı ve kalitesi hakkında rapor vermesi gibi önemli konular yer alıyor. Girişimlerimiz, küresel ekonomileri, geçim kaynaklarını ve gıda güvenliğini etkileyen kritik karşılıklı bağımlılıkları dikkate alarak, Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetlerine ilişkin Hükümetlerarası Bilim-Politika Platformu tarafından belirlenen zorlukları ele almak üzere tasarlandı. Bu çabalar aracılığıyla, ekosistem restorasyonunu desteklemeyi ve su sıkıntısı çeken havzalarda dayanıklılık oluşturmayı, böylece çevre yönetimine olan taahhüdümüzü ilerletmeyi amaçlıyoruz” diye konuştu.
Ayrıca Tetra Pak, 2022 yılında Business for Nature koalisyonunun COP15 iş bildirgesini imzalayarak hükümetleri, Kunming Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi'nin 15. hedefini benimsemeye çağırdı. 15. hedef, büyük özel şirketlerin ve finans kuruluşlarının biyoçeşitliliğe dair risklerini, ilişkilerini, etkilerini değerlendirmelerini, açıklamalarını, sürdürülebilir tüketimi teşvik etmek için tüketicilere bilgi sağlamalarını ve uyumluluk konusunda rapor vermelerini gerektiriyor.
Kuruluştan yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:
Türkiye'nin bayrak taşıyıcısı Türk Hava Yolları, 1933 yılında yolculuğuna tek uçak Curtiss King Bird D2 ile başladı. Başarısının temelini oluşturan bu tarihi uçaktan ilham alan hava yolu, 91 yıllık tarihi boyunca filosunda yer alan uçakların parçalarını kullanarak sürdürülebilir bir projeye imza attı.
Türk sivil havacılığını günümüze taşıyan uçağın anısına Türk Hava Yolları, Heykeltıraş Selçuk Yılmaz ile Türkiye'nin Kanatları Projesi kapsamında, geçmişten geleceğe uzanan bir eser ortaya çıkardı. Sanatçının metal uçak parçalarından oluşturduğu yaklaşık 4 ton ağırlığında, kanat açıklığı 9 metre, uzunluğu 6 metre ve yüksekliği 2 metre 40 cm boyutlarındaki uçak heykeli, sürdürebilirlik temasıyla da öne çıkıyor.
Türkiye'nin Kanatları Projesi ve oluşum hikâyesini anlatan reklam filmi, Türk Hava Yolları'nın, kuruluşundan bugünlere gelişini metaforik bir biçimde anlatmakta.
Tüm Türk Hava Yolları ailesi ve sivil havacılığımıza sunulan bu armağanın hikâyesini izlemek için: https://youtu.be/7gK-J_bEOy8
Kuruluştan yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:
Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK), 22 Mayıs'ta düzenlediği etkinlikle 10'uncu yılını kutladı. Girişimcilik ekosisteminde 10 yıl boyunca elde edilen başarıların, kazanımların ve gelecek hedeflerin paylaşıldığı etkinlikte, Türkiye'nin önde gelen girişimcileri ve iş dünyasının önemli isimleri bir araya geldi.
GİRVAK'ın 10'uncu yıl kutlama etkinliği, Vakfın Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra'nın açılış konuşmasıyla başladı. Afra, GİRVAK'ın kuruluşundan bu yana girişimcilik kültürünü yayma ve gençleri destekleme misyonunu anlatarak, bugüne kadar elde edilen başarıları vurguladı.
“GİRVAK, girişimcilik ruhunu toplumun geniş kesimlerine yaymayı başardı”
10 yıl önce gençlerin girişimci bakış açısına sahip olmalarını ve böylece sorunlara çözüm üreterek Türkiye'nin ekonomik ve toplumsal kalkınmasına fayda sağlamaları hayalini bugün gerçekleştirmiş olmaktan gurur duyduklarını dile getiren GİRVAK Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra, “Bugüne kadar 1 Milyona yakın başvuru aldığımız Fellow Programı'na seçilen ve bugün sayıları 1000'e yakın olan fellow ve alumni'lerimiz bulundukları kurumları, toplulukları dönüştüren ve girişimcilik ekosistemini şekillendiren genç liderler olarak yolculuklarına devam ediyorlar. GİRVAK, sadece Türkiye'nin değil, dünyanın sorunlarına çözüm üretecek gençleri destekleyerek, girişimcilik ruhunu toplumun geniş kesimlerine yaymayı başardı. İlk günden beri benimsediğimiz ‘giveback' kültürü ile mezunlarımızı topluma geri vermeye teşvik ediyoruz. GİRVAK olarak, ekosistemdeki fikir önderlerini, özel sektörü, sivil toplum kuruluşlarını, kamu ve akademiyi bir araya getirerek, birlikte üreten ve dönüşen bir ekosistem oluşmasına katkı sağlıyoruz. Bundan sonra da toplumsal cinsiyet dengesini desteklemek, başarı hikayelerini çoğaltmak, teknoloji tabanlı girişimlerin sayısını ve niteliğini artırmak, sürdürülebilirlik ve küresel bağlantılar kurmak gibi hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerleyeceğiz” dedi.
“Girişim ekosisteminin dönüşümde GİRVAK'ın rolü ve katkısı çok”
GİRVAK Genel Müdürü Mehru Aygül, Vakfın faaliyetlerini ve genç girişimcilere sağlanan destekleri detaylandırarak, gelecekteki projeler hakkında bilgi verdi. GİRVAK'ın ekosistemde ihtiyaç duyulan bir alanı sahiplendiğini söyleyen Mehru Aygül, “10 yıl önce henüz küçük bir kıvılcım olan girişimcilik ekosistemi bugün büyük ve güçlü bir ekosisteme dönüştü. Bu dönüşümde GİRVAK'ın rolü ve katkısı çok değerli. Bunu ulaştığımız gençlere, yarattığımız etkiye baktığımızda görüyoruz. GİRVAK'ın ilk yedi senesinde Fellow programımızla yarattığımız dönüşümü 10. yılımızda devam ettirirken, son üç senedir yetenek programlarımızla teknoloji ve girişimcilik ekosistemine kazandırdığımız 4 bin 500 yetenekle etki alanımızı büyüterek devam ediyoruz. Yalnızca ülkemiz için değil dünyanın da sorunlara çözüm üretecek zihin yapısına sahip gençleri desteklemeye, global iş birlikleri ile Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yomi Kastro ve Yönetim Kurulu Üyesi Şebnem Kalyoncuoğlu Ünlü, GİRVAK'ın Türkiye girişimcilik ekosistemine katkılarını ve global hedeflerini aktardılar.
GİRVAK Alumni ve Mütevelli Heyeti Üyesi Umutcan Duman, vakfın mezunlarının başarı hikayelerini ve "giveback" kültürünün önemini vurguladı.
10 yıl boyunca yapılan çalışmaların sonuçları paylaşıldı
GİRVAK'ın 10 yıl boyunca gençlerin girişimcilik potansiyellerini ortaya çıkarmak için yaptığı çalışmalar ve bu çalışmaların sonuçları etkinlikte geniş bir yer buldu. Bugüne kadar yüzlerce gence ilham veren ve onları girişimcilik yolculuklarında destekleyen GİRVAK, birçok başarılı girişimin doğmasına katkı sağladı.
GİRVAK, ekosistemdeki fikir önderlerini ve kurumları bir araya getirerek, birlikte üreten ve dönüşen bir ekosistem oluşmasına katkı sağlıyor. Girişimcilik ekosisteminde doğru bilgi üretilmesine ve bu bilginin topluma yayılmasına büyük önem veren Vakıf, etki girişimciliği alanında yürütülen projelerle toplumsal ve ekonomik fayda yaratıyor.
Girişimcilik Vakfı bugüne kadar 1 Milyona yakın başvuru, 1000'e yakın fellow ve alumni, Etki, yetenek geliştirme ve gençlik programlarıyla 40'den fazla proje ile 10.000 katılımcıya ulaştı.
Gelecek Hedefleri / 10. Yıl Manifesto
GİRVAK, girişimcilik ekosistemindeki çalışmalarını genişleterek daha fazla gence ulaşmayı, girişimcilik kültürünü daha da yaygınlaştırmayı ve yenilikçi projelerle Türkiye'nin girişimcilik potansiyelini artırmayı hedefliyor. Vakfımız, gençlerin girişimcilik fikirlerini destekleyerek, onların küresel çapta başarılı girişimciler olmalarına yardımcı olmaya devam edecektir.
Türkiye Girişimcilik Vakfı olarak, on yıllık başarı dolu yolculuğumuzda bize destek olan tüm paydaşlarımıza teşekkür ederiz. Gelecek yıllarda da girişimcilik ekosistemine katkıda bulunmaya ve gençleri desteklemeye devam edeceğiz.
Türkiye Girişimcilik Vakfı hakkında
Türkiye Girişimcilik Vakfı 2014 senesinde Sina Afra'nın fikir önderliğinde 25 kurucu ile tarafından kurulmuştur. Türkiye Girişimcilik Vakfı girişimcilik kültürünü aşılamak, üniversite gençlerinin girişimcilik ruhunu keşfetmelerini sağlamak ve uzun vadeli düşünce yapısı ile gençlere ilham olmak amacıyla hayata geçirilmiştir. Şu anda 53 kişilik bir mütevelli heyetine sahip olan Türkiye Girişimcilik Vakfı, Türkiye'de girişimcilik ve liderlik açısından en yatkın ve en yetenekli gençlerin bulunması ve desteklemek misyonunu edinmiştir. Network, Rol Model, Burs, Girişim Elçileri ve Giveback olarak 6 temel öğe üzerinden girişimcilik potansiyeli taşıyan gençleri seçen Türkiye Girişimcilik Vakfı, tüm alanlardaki girişimcilik fikrine ilham olmayı hedeflemektedir. www.girisimcilikvakfi.org
Kuruluştan yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:
Türkiye'nin en büyük yalıtım üreticisi İzocam'ın yalıtımlı panel ve sac işleme markası olan İzocam Tekiz, gerek yurtiçi ve yurtdışındaki başarıları gerekse üretim gücü ile adından söz ettiriyor. Avrupa’nın önde gelen yalıtım firmalarının üye olduğu Avrupa Panel ve Profil Derneği’nin (EAPP) üyeleri arasında yer alarak Avrupa’da ülkemizi başarıyla temsil eden lider firma, Ar-Ge ve inovasyon alanındaki başarılarını da 2 önemli ödülle taçlandırdı. Firmanın, yalıtım sektöründe fark yaratan ürünleri arasında yer alan İzocam Tekiz Kombi Panel, Çatı ve Cephe Malzemeleri Ödülleri 2024’te “Yılın Çatı Malzemesi” ödülüne layık görülürken, İzocam Tekiz GES Uyumlu Çatı Paneli ise Şantiye'nin Yıldızı Ödülleri'nde “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi” seçildi.
Çatı Cephe Dergisi tarafından düzenlenen yalıtım sektörünün gelenekselleşen organizasyonu Çatı ve Cephe Malzemeleri Ödülleri 2024, 17 Nisan’da İstanbul Yapı Fuarı’nda gerçekleşti. Türkiye yalıtım sektörüne fark yaratan firmaların ve isimlerin ödüllendirildiği törende, İzocam Tekiz Kombi Panel “Yılın Çatı Malzemesi” ödülüne layık görüldü.
Eğime bağlı olmaksızın tüm çatılarda ısı ve su yalıtımı ve yangın güvenliği amacı ile kullanılabilen; üst yüzeyi PVC veya TPO membran kaplı olan İzocam Tekiz Kombi Panel, taşyünü ve poliüretan/PIR özelliği bir arada taşıyor. Yangına karşı dayanımıyla BROOF (t2) sınıfında yer alan İzocam Tekiz Kombi Panel, Türkiye’de üretilen membranlı paneller arasında FM sertifikasına sahip ilk ve tek ürün olma özelliği de taşıyor.
Şantiye® Dergisi ve Dijital Platformları tarafından yeni-inovatif-sürdürülebilir çözümlerin inşaat sektörüne daha yakından tanıtılmasına katkı sağlanması amacıyla bu yıl 4’üncüsü düzenlenen “Şantiye’nin Yıldızı" ve "Yılın Yeşil Yapı Malzemesi/Teknolojisi” ödülleri ise 20 Mayıs'ta Hilton İstanbul Kozyatağı Otel'de gerçekleşti. İzocam Tekiz GES Uyumlu Çatı Paneli, okur oylaması ve jüri değerlendirmesi sonrası “Yılın Yeşil Yapı Malzemesi” seçildi. İzocam Tekiz’in yenilikçi tasarımı olan Solar Çatı Paneli, özel bağlantı aparatları ile solar panellerin sandviç panellere pratik bir şekilde uygulanmasına olanak tanıyor. Üst düzey bir inovasyon ürünü olan İzocam Tekiz Solar Çatı Paneli, vidalanarak yapılan konvansiyonel uygulamalara kıyasla da su yalıtım zaafiyetini ve korozyon riskini ortadan kaldırarak çatılarda maksimum koruma sağlıyor.
İzocam Tekiz, Türkiye sandviç panel sektörünü Avrupa’da temsil ediyor
Ödüllü marka İzocam Tekiz, 2022 yılından bu yana Avrupa’nın önde gelen yalıtım firmalarının üye olduğu Avrupa Panel ve Profil Derneği’nin (EAPP) üyeleri arasında yer alıyor. Avrupalı sektör paydaşlarını bir araya getiren EAPP’nin 36 ülkeden 78 asıl üyesi, 50 kadar da ilişkili (hammadde ve ilişkili ürün üreticileri, taşyünü, çelik, vida, poliüretan, vb.) üyesi bulunuyor. Sandviç panel ile ilişkili konularda lobi faaliyetlerini yürüten dernek, ISO, CEN, CPE, MFB, IFD gibi uluslararası standardizasyon komitelerine de üye göndererek panel üreticilerini temsilen yönetmeliklere müdahil oluyor. Dernek her yıl organize ettiği European Congress olarak adlandırılan Genel Kurul toplantılarıyla da sektörün uluslararası gündemine yön veriyor. İzocam Tekiz’in de katılımcı olarak yer aldığı, derneğin 2022 ve 2023 Genel Kurullarında; pazar dinamikleri, yeni ürünler, yönetmelik değişiklikleri, üzerinde çalışılan yönetmelikler, mimari yaklaşımlar, sürdürülebilirlik gibi konular detaylarıyla ele alındı. Son Genel Kurul toplantısı 26-27 Ekim tarihlerinde Hollanda’da organize edilen derneğin, 2024 Genel Kurulu’na ise Türkiye ev sahipliği yapacak. Avrupa’nın önde gelen sandviç panel firmalarının temsilcileri bu yıl İstanbul’da buluşarak sektörün mevcut durumunu ve öngörülerini masaya yatıracak.
İzocam Tekiz, yıllık 4 milyon m² üretim kapasitesine sahip
Avrupa Panel ve Profil Derneği üyesi İzocam Tekiz, yıllık 4 milyon m² yalıtımlı panel ve sac işleme kapasitesine sahip. Sanayi yapılarına yönelik nitelikli ve hızlı çözümler sunan firma, ürün gamında yer alan taşyünü ve PUR/PIR yalıtımlı çatı-cephe panelleri, taşıyıcı profiller, çatı-cephe trapezi ve soğuk depo paneli ürünlerini, yatırımcılar ve proje sahiplerinin ihtiyacına uygun olarak üretiyor. Formlandırılmış iki metal arasında yalıtım çekirdeği bulunan yalıtımlı panellerden oluşan ürünleri ile zeminden çatıya, duvardan döşemeye ve tesisata kadar hızlıca uygulama imkanı sağlayan firma, binalarda hem yangın güvenliği hem de enerji tasarrufu sağlanmasını garanti altına alıyor. Yurtiçinde olduğu kadar yurtdışı pazarlarda da tercih edilen ürünler arasında yer alan İzocam Tekiz ürünleri, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) kriterlerine ve Avrupa Standartlarına (EN) uygun olarak üretilerek piyasaya sürülüyor.
Kuruluştan yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:
Son yıllarda, üniversiteden mezun olan kız öğrencilerin oranlarında önemli bir artış gözlemleniyor. Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) tarafından 2023 yılında yayınlanan “Bir Bakışta Eğitim” raporuna göre, yükseköğretim kurumlarından mezun olma oranına bakıldığında OECD ortalamasına göre yüzde 58, Türkiye’de ise yüzde 53’lük oranla çoğunluğu kız öğrencilerin oluşturduğu görülüyor. Mezun olanların yarısından fazlasını kız öğrencilerin oluşturması, geleneksel cinsiyet kalıplarının tersine döndüğüne işaret ediyor.
2021 yılında OECD ülkelerinde STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) alanlarında üniversite mezunlarının yüzde 33'ünü kız öğrenciler oluşturuyor. Mühendislik gibi bazı STEM alanlarında bu oran yüzde 28'e düşüyor. STEM alanlarında cinsiyet eşitsizliği hala devam etse de Türkiye bu alanda önemli bir ilerleme kaydetmiş durumda. OECD’nin “Bir Bakışta Eğitim 2023” raporunda yer alan bilgilere göre Türkiye’de mühendislik alanlarından mezun olan kız öğrencilerin oranı 2015 yılında yüzde 28, 2021 yılında yüzde 29'a yükseliyor. Aynı oranlar, OECD ortalamasında yüzde 25’ten yüzde 28’e çıkıyor.
“MÜHENDİSLİK ALANINDAKİ KIZ ÖĞRENCİLERİN SAYISININ ARTMASINI AMAÇLIYORUZ”
OECD raporundaki veriler ışığında mühendislik alanlarında cinsiyet eşitsizliğinin hala önemli bir sorun olsa da Türkiye’nin bu alanda önemli bir ilerleme kaydettiğinin altınını çizen Bulgurcu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ayşen Bulgurcu, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:
“Türkiye’nin mühendislik alanlarından ve mezun olan kız öğrenci sayısının OECD ortalamasının üzerine çıkması çok büyük bir başarı. Bulgurcu Vakfı olarak, STEM ve özellikle mühendislik alanında okuyan kız öğrencilerin sayısının artmasına katkıda bulunmayı amaçlıyoruz ve bunun için de elimizden geleni yapıyoruz. Ülkemizde mühendislik bölümlerin mezun olan kız öğrencilerin oranının artmasının, OECD ülkelerine de ilham olacağını düşünüyorum. Mühendislik başta olmak üzere her meslekte ve sektörde cinsiyet eşitliğini sağlamak için ortak çaba göstermeliyiz. Kadınların potansiyellerini tam anlamıyla ortaya koymalarını ve kariyerlerinde istedikleri gibi ilerlemelerini sağlamak hem toplumumuzun hem de ekonomimizin daha güçlü olmasına katkı sağlayacaktır. Cinsiyet eşitsizliğinin sona ermesi ve kadınların erkeklerle denk koşullarda yer alması için herkesin destek vermesi gerekiyor. Bulgurcu Vakfı olarak, kız öğrencilere mühendislik alanlarında ilgi ve yeteneklerini geliştirme fırsatları sunarak, başarılı olmalarını desteklemeye devam edeceğiz.”
Bulgurcu Vakfı Hakkında:
18 Ocak 2021'de İstanbul'da kurulan Bulgurcu Vakfı, kadın mühendislerin gücünü ve potansiyelini ortaya çıkarmayı ve desteklemeyi hedeflemektedir. Bulgurcu Vakfı hem cinsiyet eşitliği sağlamak hem de Türkiye'nin kalkınmasına katkıda bulunmak için başarılı kadın mühendis adaylarına burs vererek alarak onlara geniş bir yelpazede destek olmayı amaçlamaktadır. Günümüzde ve gelecekte daha fazla kadın mühendisin yetişmesine yönelik bir misyonla hareket eden Vakıf, kadınların güçlenmesini ve potansiyellerini gerçekleştirmesini sağlamak amacıyla maddi destek sunmanın yanı sıra, başta mühendislik olmak üzere hayatlarının her alanında kişisel ve teknik gelişimlerine destek olmayı hedeflemektedir.
https://www.bavak.org/
Kuruluştan yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:
Vakkorama, kitap tutkunlarının kalbini fethedecek bir koleksiyonla eşsiz eserleri okuyucularla buluşturuyor. Müzikten popüler kültüre, modadan biyografiye, sanattan seyahate, gastronomiden sinemaya, denizcilikten motor sporlarına ve otomobillere kadar geniş bir yelpazede özel çalışmaları bir araya getiren Vakkorama, kitapseverleri unutulmaz bir deneyime davet ediyor.
Vakkorama, dünyaca ünlü seçkin yayınevlerinin arasında yer aldığı kitap koleksiyonuyla öne çıkıyor. Vakkorama kitap koleksiyonu, limited edition eserler, araba, motosiklet, seyahat, gastro-bar, fotoğrafçılık, moda-lüks, sanat-sinema, müzik, hobi-spor, dekorasyon-mimari, pop kültür, çocuk ve klasikler gibi geniş seçenekte kategorilerde en özel kitapları bir araya getiriyor.
Koleksiyonda sanat, mimari, tasarım, fotoğraf ve lifestyle kitaplarıyla tanınan dünyaca ünlü yayınevi Taschen, çocuk kitaplarından yetişkinlere kadar geniş yelpazede kitaplar sunan Lannoo Publishers, moda, sanat, tasarım, fotoğrafçılık gibi konulardaki kitaplarıyla ünlü Rizzoli New York, 1923 yılında Viyana'da kurulmuş olup, günümüzde merkezi Londra'da olan ünlü Phaidon gibi seçkin yayınevlerine ait eserler yer alıyor.
Koleksiyonerlerin ilgisini çekecek limitli sayıda üretilen kitaplar arasında Phaidon’un Rihanna: Fenty Koleksiyonunun Arkasındaki Hikâye kitabı, dünyaca ünlü şarkıcı ve iş kadını Rihanna'nın moda dünyasındaki etkileyici yolculuğunu anlatıyor. Kitap, Rihanna'nın Fenty markasının lansmanından itibaren geçen süreci detaylı bir şekilde ele alıyor ve onun moda, müzik ve pop kültüründeki benzersiz etkisini inceliyor. "Rihanna" kitabı, 504 sayfadan oluşuyor ve 1050'den fazla renkli fotoğraf içeriyor. Rihanna'nın modadaki yenilikçi yaklaşımını, Fenty markasını yarattığı dönemi ve modaya getirdiği benzersiz perspektifi detaylarıyla anlatıyor. Kitap ayrıca Rihanna'nın kişisel fotoğrafları, görüşleri ve hayranlarının ona olan etkisini de içeriyor. Koleksiyonda ayrıca Rihanna kitabının Queen Size özel edisyonu da bulunuyor.
Yine dünya çapında sınırlı sayıda üretilen Taschen'in Ferrari kitabı ise, Ferrari'nin efsanevi otomobillerinin tarihini ve markanın yarattığı tutkuyu görsel açıdan zengin bir şekilde anlatıyor. Ferrari hayranları için vazgeçilmez bir kaynak olan bu kitap, markanın yaratıcılığını, tasarımını ve mühendislik yeteneklerini yakından keşfetme fırsatı sunuyor.
Ayrıca, Taschen'in "The Esther Scroll" adlı kitabı da Vakkorama'nın koleksiyonunda yer alıyor. Bu kitap, dünya çapında ender bulunan ve çok değerli bir el yazması olan "The Esther Scroll" hakkında detaylı bir inceleme sunuyor. Kitap, okuyucuları bu tarihi el yazmasının dünyasına görsel bir yolculuğa çıkarıyor.
Vakkorama'nın kitap koleksiyonunda yer alan özgün eserler, sadece bir kitap olarak değil, aynı zamanda özel ve anlamlı bir hediye olarak da ön plana çıkıyor hem bilgi dolu hem de duygusal seçenekler sunuyor.
Bu ünlü yayınevlerinin eserlerini barındıran Vakkorama, her zevke hitap eden bir kitap seçkisi sunuyor. Müşteriler, müzik tarihine ışık tutan eserlerden, sanat dünyasının derinliklerine dair keşiflere, moda ikonlarının hayatlarından lezzetli gastronomi kitaplarına kadar geniş bir yelpazede seçeneklerle karşılaşıyor.
Moda, sanat ve sporun buluşma noktası Vakkorama, kitap koleksiyonu ile de müşterilerine benzersiz bir alışveriş deneyimi sunmayı amaçlıyor. Hem Vakkorama mağazalarında hem de web sitesinde bulunan özel kitap kategorisinde, kitapseverler koleksiyonlarını genişletmeye yeni bir dünyaya adım atmaya davet ediliyor.
Koleksiyon meraklıları kütüphanelerini zenginleştirecek en özel yayınevlerinin en özel eserlerine için www.vakkorama.com.tr ve Vakkorama mağazalarından ulaşabilir.
Kuruluştan yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:
ViewSonic, Babalar Günü yaklaşırken, oyun sever babalara özel hediye önerisi ile kararsız kalanların imdadına yetişiyor. Oyun sever babalar, XG272-2K-OLED oyun monitörünün 240 Hz yenileme hızıyla rakiplerine karşı önemli bir üstünlük sağlayacak.
Babalar Günü yaklaşırken "Acaba ne hediye alsam?" diye düşünenlere çözüm önerileri ile yetişen ViewSonic, oyun sever babalara özel olarak tavsiye ettiği, dünyanın ilk Blur Buster 2.1 sertifikasına sahip monitörü olan XG272-2K-OLED oyun monitörü ile rekabetçi babalara rakipleri karşısında üst düzey bir avantaj sağlıyor. Üstün teknolojisiyle ön plana çıkan XG272-2K-OLED, babaların oyun deneyimini yeni bir seviyeye taşıyacak.
AMD FreeSync Premium teknolojileri ile donatılmış olan XG272-2K-OLED, NVIDIA G-Sync uyumlu olması sayesinde ekran yırtılması ve takılmaları ortadan kaldırarak oyunculara kusursuz bir oyun deneyimi sunuyor.
Canlı Görseller ve Akıcı Oyun Deneyimi
27 inç boyutundaki XG272-2K-OLED, 2K QHD (2560 x 1440) çözünürlüğe sahip OLED paneliyle öne çıkıyor. Bu özellik sayesinde, oyunların en ince ayrıntılarını bile canlı ve keskin bir şekilde görüntüleyebilirken, 240 Hz yenileme hızı ve ultra hızlı 0,01 ms piksel, 0,02 (GTG) tepki süresi ile oyunlar hiç olmadığı kadar akıcı kılınabiliyor.
Şık Tasarım ve Ergonomi
XG272-2K-OLED, ergonomik beyaz tasarımı ve canlı RGB aydınlatmasıyla sadece performansıyla değil, görünümüyle de dikkat çekiyor. Şık tasarımı ile oyun tutkunlarına eşsiz bir deneyim sunan XG272-2K-OLED, güçlü sistemlerin vazgeçilmez parçaları arasında yer alıyor.
Kullanım kolaylığı ile de ön plana çıkan XG272-2K-OLED, beraberinde gelen uzaktan kumanda ile OSD menüsünde, girişlerde ve oyun modlarında kolayca gezinmeyi mümkün kılarken, oyuncuların ayarları hızlı ve zahmetsizce yapabilmesini sağlıyor.
Teknik özellikler
• 27 inç 2K QHD (2560 x 1440) ekran
• 240 Hz yenileme hızı
• Nvidia G-Sync ile görüntülerde yırtılma olmadan oyun deneyimi
• Ergonomik beyaz tasarım ve canlı RGB aydınlatma
• 0,01 ms piksel, 0,02 (GTG) tepki süresi
• Dünya’nın ilk Blur Buster 2.1 sertifikasına sahip monitörü
Kuruluştan yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:
Türkiye'nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, şebeke altyapısını 5G'ye hazırlamaya devam ediyor. Vodafone, telekom bulut veri merkezlerinin beşinde Cisco® Application Centric Infrastructure (ACI) çözümünü başarıyla devreye aldı. Yazılım tanımlı yeni ağ çözümü, işletme maliyetlerini azaltmaya, iş çevikliğini artırmaya, kullanıcılara ve sektörlere yeni 5G hizmetleri ve deneyimleri sunmaya yardımcı oluyor.
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Yago Lopez, şunları söyledi:
"5G hizmetlerini desteklemek üzere telekom bulut hizmetlerimizi başarıyla güncelleyen ağ modernizasyon projesinden memnuniyet duyuyoruz. Veri merkezlerimizin ağ altyapısını Cisco ACI ile yükseltmek, geniş bir hizmet yelpazesi sunmamızı sağlıyor ve bizi 5G'nin geleceğine taşıyor. Bu yeni teknolojinin şirketimize ve müşterilerimize sunacağı fırsatları ve inovasyonları sabırsızlıkla bekliyoruz."
Cisco EMEA Bölgesi Servis Sağlayıcı İş Birimi Başkan Yardımcısı Gordon Thomson ise şöyle konuştu:
"Uygulama ve bulut kullanımının yaygınlaşmasıyla Vodafone gibi önde gelen sağlayıcılar kendi ağlarında, veri merkezlerinde ve bulut hizmetlerinde daha çevik olmak ve iş sonuçlarını iyileştirmek için Cisco ACI çözümünü kullanıyor. Cisco ACI, Vodafone'un veri merkezi ağına dağıtılmış ağ yapısında tek bir otomasyon ve yönetim noktası sunan, açık ve programlanabilir bir API yaklaşımı kazandırıyor. Bu da Vodafone'un, müşterileri için 5G hizmetlerini hızla devreye almasını sağlıyor."
Uygulama altyapılarının tahsis edilmesini kolaylaştıracak
Kapsamlı bir yazılım tanımlı ağ (SDN) mimarisi olan Cisco ACI, Vodafone'a birçok fayda sunacak. Cisco ACI, Vodafone'un veri merkezlerindeki eski ağları SDN altyapısına taşımak için kritik bir bileşen görevi görüyor. Uygulama ve ağ güvenliği politikalarının oluşturulmasını, yönetimini ve uygulanmasını kolaylaştırmak ve otomatikleştirmek için tasarlanan SDN altyapıları, ağ içinde uygulama altyapılarının tahsis edilmesini çok daha kolay hale getiriyor. Bu çözüm, Vodafone'a 5G dahil olmak üzere çeşitli yeni nesil hizmetleri hızla sunmak için güvenilir bir dağıtılmış telekom veri merkezi ağı kazandırıyor.
İnovatif 5G hizmetleri sunulacak
Vodafone, Cisco ACI çözümünü gelecekte daha fazla alanda kullanmayı planlıyor. Bu genişleme, şirketin tüm veri merkezlerinde otomatik bağlantı üzerinden hizmetlerin yeni bölgelere ölçeklendirilmesine olanak tanıyacak, operasyonları kolaylaştıracak ve daha fazla müşteriye inovatif 5G hizmetlerinin sunulmasını sağlayacak.
Siparişleriniz sadece "1 saat" içerisinde hesabınızda.
Siparişlerinizin gönderimi, aynı gün içerisinde yapılır.
256-bit şifreleme ve 3D Secure ile güvenli ödeme.
Ürünlerimizin tümü sertifikalı ve orijinaldir.